Yeni Koronavirüs (COVID-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde 2019’un Aralık ayı sonlarında bir grup hastada ortaya çıkmış daha sonra müthiş bir bulaş hızıyla dünyanın farklı noktalarında geniş kitleler üzerinde görülmüştür. Daha önce tanımlanmamış olan bu virüse karşı insanlık farklı reaksiyonlar göstermiştir. Bazı devlet yetkilileri ve bilim insanları bunu önemsiz bir grip olarak tanımlarken bazıları oldukça katı tedbirler alınması konusunda uyarılarda bulunmuştur. Virüsün etki mekanizması ve insan organizmasında sebep olduğu yıkımı aydınlatmaya yönelik sayısız araştırma yapılmasına rağmen ne yazık ki COVİD-19 ile ilgili aydınlatılamayan noktaların varlığı hala söz konusudur. Bu içerikte COVİD-19’un özellikle merkezi sinir sistemi ve beyin üzerindeki etkileri ile ilgili bulguları siz değerli okuyucularımız için olabildiğince derlemek istedik.

Coronavirüs esas olarak insan solunum sistemini hedefleyen virüslerden biridir ve semptomları genellikle yaklaşık 5-14 günlük bir kuluçka döneminden sonra ortaya çıkar. En yaygın belirtileri ise hepimizin bildiği üzere yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığı iken bazı vakalarda mide bulantısı, kusma ve ishal belirtileri de görülür. Yakın zamanda ise ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), COVİD-19 belirti listesine altı yeni semptom daha eklediğini açıklamıştır. Bunlar; üşüme, üşüyerek sürekli titreme, kas ağrısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve tat ve/veya koku duyusunun kaybıdır.

COVİD-19 enfeksiyonları ayrıca nörolojik belirtilerle de (örn. ateşli nöbetler, konvülsiyonlar, zihinsel durumdaki değişiklik ve ensefalit) ilişkilendirilmiştir ve koronavirüslerin nörotropik ve nöroinvaziv etkileri tanımlanmıştır (1,2). Örneğin kişi burun üzerinden enfekte olunduğunda, koronavirüs merkezi sinir sistemine koku alma ampulünden girerek iltihaplanma ve demiyelinasyona neden olur (2). Beyin iltihabı diğer adıyla ensefalit, genelde virüslerin etkisiyle gelişir. Ateş, baş ağrısı, ense sertliği ve davranış bozukluğu gibi belirtilere neden olur ve kişide nöbetler de gelişebilir. Demiyelinizasyon ise sinir hücrelerinin etrafını çevreleyen miyelin kılıflarının hasar görmesidir. Nöronları çevreleyerek koruyan ve nöronlar arası elektriksel iletimin hızını artıran miyelin kılıflarının hasar görmesi sinir sisteminin tutulduğu bölge ve hastalığın etkilediği nöron gruplarının işlevine göre farklı klinik tablolar ve belirtiler ortaya çıkarmaktadır. Ancak yaygın olarak görülen belirtiler arasında; kol ve bacaklarda güçsüzlük/his kaybı, çift görme (diplopi) veya bulanık görme, konuşma ve yürüme gibi temel motor faaliyetlerde aksama, bellek-konsantrasyon-dikkat bozukluğu gibi bilişsel yakınmalar sayılabilir.  COVID-19 vaka seyirlerine ve literatüre bakıldığında hastalığın nörolojik bulguları gerçekten yadsınamayacak kadar büyük orandadır.

Bir araştırmada nükleik asit testleri ile doğrulanan COVID-19 ile enfekte olmuş şiddetli ve şiddetsiz 214 hasta Ocak ortasından Şubat ortasına kadar, bir grup nörolog tarafından incelendi. Yetmiş sekiz hasta (% 36.4) baş dönmesi, baş ağrısı, bilinç bozukluğu, iskemik inme veya serebral kanama, ataksi, nöbetler ile akut serebrovasküler hastalıklar,  tat, koku ve görme bozukluğu gibi nörolojik semptomlar göstermiştir (3).

Nöroinvazyon potansiyeli çoğu insan koronavirüsünde (OC-43, 229E, MERS ve SARS) ve bazı hayvan koronavirüslerinde (domuz hemaglütine edici ensefalomiyelit koronavirüs) yüksek oranda belgelenmiştir. COVID-19’dan etkilenen hastalarda ensefalopati, nekrotizan ensefalopati, inme, epileptik nöbetler, rabdomiyoliz ve Guillain-Barre sendromu vakaları bildirilmiştir (4). Ensefalopati beyin dokularının yapısında ve/veya işlevinde ortaya çıkan anormalitedir. Nekrotizan ensefalopati özellikle bilateral talamusta yerleşen beyaz cevher lezyonları ile kendini göstermektedir. Beyin sapı da sıklıkla tutulan lokalizasyonlar arasındadır. Hastalığa özgü bir nörolojik semptom ya da laboratuvar bulgusu ne yazık ki tanımlanmamıştır (5).  İnme ise Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımıyla, damarsal neden dışında görünürde başka bir neden olmadan, ani gelişip, bölgesel veya tüm beyni ilgilendiren işlev bozukluğudur. Vücut fonksiyonlarında kalıcı hasarlara neden olabildiği gibi, ölümle de sonuçlanabilir. Epileptik nöbetler halk arasında sara krizi olarak bilinen beyindeki anormal elektriksel deşarjları ifade eder ve COVİD-19 ile enfekte olmuş vakalarda da yaygın olarak görülür. Rabdomiyoliz ise kas dokusundaki hasar ile iskelet kasında meydana gelen bozulmadır. GBS olarak kısaltılan Guillain-Barré Sendromu yüz, kol, bacak ve vücudun diğer pek çok bölgesinde uyuşma, karıncalanma, refleks ve his kayıplarına ve kas zayıflığı neden olan bir hastalıktır. GBS’da vücudun bağışıklık sistemi kendi sinir hücrelerine saldırır ve miyelin kılıfına zarar verir. Bunun sonucunda sinir iletiminde sorun ortaya çıkar ve kişinin vücudunu kontrol etmesini zorlaştıran nörolojik semptomlar baş gösterir. GBS’da da bir çeşit deminelizasyon söz konusudur. Koronavirüs sebebiyle gelişen nörolojik tutulumlarda genelde bağışıklık sisteminin daha önceden aşina olmadığı bir virüsle karşılaştığında bu virüse karşı geliştirdiği savaş şeklinden kaynaklanmaktadır. Diğer tüm virüsler gibi COVİD-19 da canlıdır ve yaşamını devam ettirmek çoğalmak ister ancak bu virüse aşina olmayan organizmamızın da canlılığını devam ettirmesi için bu virüsü öldürmesi gerekir. Hücreler içerisine yerleşen virüsten kurtulmaya çalışan bağışıklık sistemimiz sonuç olarak kendi sinir hücrelerine de saldırmış olur ve merkezi sinir sisteminde hasar bırakır.

 

SARS-CoV2’nin yalnızca akciğerleri etkilemediği artık bilinen bir gerçektir. Virüs, beyin omurilik sıvısı (BOS) dahil olmak üzere vücut bölümlerinin çoğunda tespit edilebilmektedir. COVİD-19’un sebep olduğu özellikle nörolojik semptomların kesin dokümantasyonu, hastaların detaylı klinik, nörolojik ve elektrofizyolojik araştırmaları, SARS-CoV-2’yi beyin omurilik sıvısından izole etme girişimleri ve COVID -19 sebebiyle vefat eden vakaların otopsileri bu virüsün nörolojik belirtilere neden olmadaki rolünü netleştirebilir. Böylece tüm dünyanın bir bilinmeze karşı verdiği bu mücadelenin yolu yine akıl ve bilimin ışığında aydınlanabilir…

Psikolog Tuğba Çakmak

 

  1. Desforges M, Le Coupanec A, Dubeau P, et al. (2020) Human Coronaviruses and Other Respiratory Viruses: Underestimated Opportunistic Pathogens of the Central Nervous System Viruses.
  2. Bohmwald K, Galvez N, Ríos M, Kalergis AM. (2018) Neurologic alterations due to respiratory virus infections. Frontiers in cellular neuroscience.
  3. Mao, L., Jin, H., Wang, M., Hu, Y., Chen, S., He, Q., Chang, J. et al. (2020). Neurological manifestations of hospitalized patients with coronavirus disease 2019 in Wuhan, China. JAMA Neurol.
  4.  Carod-Artal FJ. (2020) Neurological complications of coronavirus and COVİD-19.
  5. Gökharman D, Akmaz Ünlü H, Aydın S, Tek C, Kosar PN., (2017) H1N1 komplikasyonu olarak ortaya çıkan akut nekrotizan ensefalopati: Nadir bir olgu.