Covid-19 salgınında üçüncü ayın sonunda testi pozitif olan insan sayısı 1.000.000’u geçmiş durumda. İnsandan insana kolay geçen, 14 günlük karantina gerektiren, ölüm riski SARS ve MERS salgınlarına kıyasla daha düşük olan virüsün bulaşma, çoğalma, yayılma (organları tutma), organ harabiyetleri, ölüme götüren nedenleri ve yaşayanlarda kalıcı hasarın tesbiti konusunda bütün dünya bilim insanları yoğun çaba sarf etmektedir.

Henüz virüse özgü onaylanmış tedavi ve koruyucu aşısı kullanıma sunulmamıştır. Yaşadığımız bu koşullarda virüsten korunma en ekonomik ve akılcı faktör olduğu açıktır. Korunmanın fizik ve sosyal tarafına vurgu yapmadan biyolojik güçlenmenin önemi hakkında farkındalık geliştirmek görüşündeyiz.

Covid-19’un insanda görülen belirtilerini Vuhan lokal hastanesinin gözlem bilgilerinden öğreniyoruz.  %83-93 oranında Ateş sıklığı, %59-82 oranında kuru öksürük görülmektedir. Sonrasında da solunum zorluğu görülmektedir. Solunum zorluğu çekenlerin yarısı genel odalarda solunum desteğine kısa sürelerle %46-65 oranında ihtiyaç duyarlar.

COVID-19 solunum yoluyla girip şiddetli solunum zorluğuna neden olup hayatı sonlandırdığı en öncül tablodur. Tutulmuş kişilerin izlendiğinde (normal yürüme sırasında düşmeler ile hayatın sonlanması, çok az bulgularda da epilepsi nöbeti gibi yoğun bakım servislerinde genel konvülsiyonlar) hastalığın sinir sistemini de tutarak nörolojik hastalıklara yol açtığı ortaya konmaktadır. Dahası sinir sistemine geçişi ve hastalık sonuçları dramatik ölümcül tabloyu oluşturmaktadır.

Tıbbi literatürde sinir sistemine girebilen ve hastalık yapan virüsler; beta-cov grubundan Sars-Cov, Mers-Cov, HCov-229E, HCov-Oc43, fare hepatit virüsü ve HEV olarak sıralanmaktadır.

Sars-Cov insana solunum yolu epiteli, akciğer parankimi, ince bağırsak, böbrek, endotel hücreleri, burun üst konka, gözün sklerasındaki (ACE2) anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 reseptörlerinden sisteme giriş yaptığı anlaşılmıştır.

Sars-Cov ve Mers-Cov’un insana girişi alt solunum epitel hücreleri, ince bağırsak, böbrek, karaciğer ve immün sistem hücrelerinde bulunan DPP4, dipeptidil peptidaz 4 ile ACE2 yoluyla olduğu bilinmektedir.

ACE2, DPP4 proteninin normal koşullardaki varlığı az eksprese edilmesi ya da olmamasına rağmen Sars-Cov, Mers-Cov sinir sisteminde rapor edilmiştir. 2002, 2003 salgınında Sars’lı hastaların beyninde, nöronlarda SARS-COV partikülleri gösterilmiştir. Transgenik farelerde transnazal, olfaktör sinir yoluyla frontal korteks (ön beyin), talamus (beyin orta çekirdeklerinden) ve beyin sapındaki varlığı gösterilmiştir. Beyin sapının SARS ve MERS ile tutulmasında mortalite ağırdır.

İçinde bulunduğumuz salgında Covid’in periferik sinir sonlarından girebildiğinin kanıtları çoğalmaktadır. Ülkemizde de koku, tat ve duyu kaybı ile tutulmaların görüldüğü rapor edilmektedir. Duyusal sinirlerin (koku, tat, basınç, soğuk, sıcak) otomatik düzenlemeler için son merkezi solitary nükleustur. Periferden, omurilikteki sinapsları atlayarak beyne ulaşması mümkündür. Trans sinaptik yolla Cov, Hev67 ve kuş gribi virüsünün beyne ulaşarak tutulma yaptığı dökümante edilmiştir. Trans nazal yolla enfekte edilen farelerde bronşit, pnömoni ve nöral tutulma görülmüştür.

Hastalıkta beyin sapı tutulmasına rağmen viral antijenler saptanmamıştır. Enfekte olan bölgede yer alan solitary traktta ve nucleus ambiguus bulunmuştur. Nükleus solitary traktan çıkan sinir iplikçikleri solunum yolları ve akciğerden mekano-kemo reseptörlerden enformasyon alırlar. Nükleus ambiguus solitary trakt hava yollarının düz kaslarına, yoldaki bezlere, alandaki kan damarlarına beyinden sinyalleri ulaştırırlar. Bu nöro-anatomik işleyişte COVID-19’da da görülen yere birden düşerek gerçekleşen ölümlerin temel nedeni beyin sapında yerleşmiş kalp-solunum merkezlerinin tutulmasıyla olduğu düşünülmektedir. Düşmelerde nefes darlığı, solunum sıkıntısının hiçbir davranış belirtisi görülmemektedir. Görülenler kalp ve solunum merkezlerinin tutulması tablosuna uygundur. Mao ve Wang’ın 214 kişilik COVID-19 hastasında salgın verileri semptomlarının %8’i baş ağrısı, %1’i kusma ve ayrıca %78-88 oranında akut serebro-vasküler hastalıklar ve bilişsel bozukluklar saptanmıştır.

Sonuç olarak COVID-19 dramatik ölüm nedenlerinin içinde beyin sapındaki kalp ve solunum merkezlerinin tutulmasına dikkat çekmek gerektiğini, göz ve burun yoluyla beyni infekte ettiğini hatırda tutmak gerekir.

Ling Mao, Mengdie Wang, Shengcai Chen, Quanwei He, Jiang Chang, Candong Hong, Yifan Zhou, David Wang, Yanan Li , Huijuan Jin , Bo H.  Neurological Manifestations of Hospitalized Patients with COVID-19 in Wuhan, China: a retrospective case series study